Haberler
- İstanbul'un eski vaizlerinden İbrahim Subaşı'nın cenazesi, Fatih...
- Niksar Kent Konseyi 2012 yılının ilk toplantısını yaptı....
- Niksar'da sertifikalı organik meyve ve sebze yetiştiriciliği...
- Yüzlerce talebe ve hoca yetiştiren Niksarlı din alimlerinden İ...
- Ak Parti Niksar İlçe Başkanı Yıldız; “Köylerimize hizmetin en g...
- Niksar İlçemizdeki Hayvan Sahiplerinin Dikkatine... 02.12.2011 tarih...
- Günebakan Belediyesi maddi anlamda zor günler geçiriyor. Bel...
- Vakıflar Genel Müdürlüğünce Niksar'da yapımı tamamlanan İş ...
- 2011 yılı Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına g...
- Tokat'ın Niksar ilçesinde çevre yolu kenarında yanarak tan...
|
Hoş geldiniz,
Ziyaretçi
|
Yıldızınızın Parladığı Anlar
(1 inceleyen) (1) Ziyaretçi
Rehberlik Bölümü
|
BAŞLIK: Yıldızınızın Parladığı Anlar
Yıldızınızın Parladığı Anlar 1 yıl, 9 ay önce #746
|
Yıldızınızın Parladığı Anlar
Hayatın neresinden başlarsanız başlayın, anlamlandıramadığınız karelerle karşılaşıyorsunuz. O anları yaşayıp yaşamadığınızı bilemiyorsunuz. Ve onların sayısının niçin bu kadar az olduğunu düşünüyorsunuz. “Ben daha fazlasını hak ediyorum.” düşüncesi geçiyor içinizden. Ve yine hak ettiğiniz – ya da hak ettiğinizi zannettiğiniz- fakat ulaşamadığınız birçok şey gibi, haksızlığa uğramış birinin küskünlüğüyle, bir kenara kıvrılıp kalıyorsunuz. Bir yıldız gibi ışıl ışıl parladığınız o anlar, kendinize hayran kaldığınız, kendinize hayran bıraktığınız o anlar bir daha sanki hiç yaşanmayacakmış gibi görünüyor. Parıl parıl parladığınız “Siz” i bir türlü zihninizde canlandıramıyorsunuz, gerçekten o, “siz”misiniz? İçinizden “EVET! O, “ben” im” diye geçirmedikçe, bir yıldız gibi parladığınız o anlara bir daha şahit olamayacağız. Evet, herkes bir yıldızdır. Hayat denen güneş sisteminden ne kadar istifade ederseniz, o kadar parlarsınız. Bilirsiniz ki bir yıldız güneş sistemine dolayısıyla Ay’a endeksli bir parlaklıkla kendini gösterişli hale getirebilir. Mesela Çoban Yıldızı büyük ve parlaktır, çünkü Ay’a mesafece yakın ve geniş bir yüzeye sahiptir. Siz de hayata yakın olduğunuzda, o geniş ve güzel yüreğinizi hayata açtığınızda tıpkı bir Çoban Yıldızı gibi en parlak ışığı saçmaya başlarsınız. Yol gösterirsiniz. Şu soru aklınıza gelebilir: “Peki sürekli ışık saçan bir yıldız olmak için ne yapmam gerekiyor?” İlk olarak şunu bilmelisiniz; hayatta çok şey yapmak istersiniz ama hayat size tek şey yapmanız için izin verir. O halde şunları aklınızdan çıkarmamalısınız: Hayatta başarılı olanlar sınıfın birincileri değil, dümencileridir. Şimdiye kadar hiç başarılı olmamış ya da kendinizi başarılı biri olarak görmemiş olabilirsiniz. Birileri hep sizden daha iyi olmuş olabilir veya siz onları kendinizden daha iyi görmüş olabilirsiniz. Şimdi şunu anlamak durumundasınız; hayatta başarıları ile ön plana çıkan insanlar; bulundukları ortamın en iyileri değil bulundukları ortamı yönlendirip ileriye götürebilen vizyon sahibi insanlardır. İleriyi görebilen ve girdiği tüm grupları aktivite edebilen proaktif insanlardır. Hayat bir beklentidir. Hayatın bir beklenti olduğunu ve her şeye hazırlıklı olmanız gerektiğini bilmelisiniz. Hayatta bir çok şey yapmak istersiniz amam o size bunlardan birini yapma olanağı sağlar. Eğer beklentinize uygun olanı seçerseniz ve yaparsanız yıldızınız parlamaya devam edecektir. Her şeye hazırlıklı olmalısınız. İnsan kıyıyı gözden kaybetmeye cesaret edemeyince, okyanusu fark edemez. Her zaman yaşadığınız ve sizi korkutmadığı için vazgeçemediğiniz şeyleri yapmaktan, artık kaçınmalısınız. Aynı şeyleri yaparak, farklı sonuçlar beklemek akıllıca bir tavır değildir. Kıyıyı gözden kaybetme cesaretiniz olmadıkça okyanusu fark etme imkanının yakalayamayacaksınız. O halde yapmamız gereken her gün en az bir değişiklikle okyanusa yelken açarak, yıldızınızı sürekli parlatacak materyallere ulaşmak. Kıyıyı gözden kaybetme cesareti belki de hayatınızda hiç karşılaşmadığınız, ummadığınız renkleri tanımanıza, hiç yaşamadığınız harikulade şeyleri yapmanıza neden olacak; belki de istemediğiniz tatsız şeylerle karşılaşacaksınız. Ama şunu unutmamalısınız; yıldızın parladığı anlar sizin hayatınızda verdiğiniz isabetli kararlara karşılık gelirken, sönük kaldığı anlar kısmi başarısızlıklara karşılık geliyor. Ama parlayacak anların, motivasyonunu veya itici gücünü, bu anlardan aldığınızı unutmamalısınız. Bütün bunları düşünürken aklınızdan şunlar geçebilir: “Çok zor günler geçirdim veya geçirmekteyim; bütün bu zorlukları nasıl aşacağım, bunların bir sonu olacak mı?” er geç sizin de yıldızınız parlayacaktır. Zorluklar olmadan rahat bir ortamın oluşması her zaman mümkün değildir. Hatta zorluklar, gelecek günlerin habercisi de olabilir. UNUTMAYIN! KIŞ, KENDİSİNİ NAZA ÇEKEN BAHARDIR…… BAHADIR AKGÜL |
|
Son Düzenleme: 1 yıl, 9 ay önce Düzenleyen niksarhuseyingazi.
|
|
Sayfa oluşturulma süresi: 0.32 saniye
In order to view this page you need Flash Player 9+ support!

