Reşat Doğru, MHP Genel Başkan Yardımcısı
Salı, 21 Haziran 2011 11:30

Doğru, Genel Başkan Yardımcılığına getirildi.
MHP Tokat Milletvekili Reşat Doğru, Parlamento ve Hükümet ile İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığına getirildi.
MHP'de Başkanlık Divanı belirlenirken Doğru, Genel Başkan Devlet Bahçeli'nin çalışacağı 9 yeni isim arasında yer aldı.
Bahçeli başkanlığında toplanan Merkez Yönetim Kurulu, öneri olarak gelen ''tek'' listeyi oyladı. ''Gizli oy, açık tasnif'' yöntemi ile sayılan oylar sonrasında görev dağılımı belli oldu.
Buna göre, mevcut Divan üyelerinden İsmet Büyükataman Genel Sekreterliğe getirilirken, Teşkilat İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığına Edip Semih Yalçın, Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığına Faruk Bal, Ekonomik ve Sosyal Politikalardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığına Münir Kutluata, Medya, Tanıtım ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığına Tunca Toskay, İdari ve Mali ve Teknik İşlerden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcılığına Muzaffer Çakmaklı seçildi.
YENİ İSİMLER
Başkanlık Divanı'nda 9 yeni isime görev verildi.
Türk Dünyası ve Uluslararası İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığına Tuğrul Türkeş, Araştırma-Strateji Geliştirmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığına Emin Haluk Ayhan, Siyasi İşler, Parlamento ve Hükümet ile İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığına Reşat Doğru, Mali İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığına Mevlüt Karakaya, Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığına Sadir Durmaz, Mesleki ve Sivil Toplum Kuruluşları ile ilişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığına Hamit Ayanoğlu, Parti içi Eğitim, Siyaset ve Liderlik Okulundan Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığına Mustafa Erdem ve Siyasi ve Sosyal İşler ile Protokol İşlerinden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcılığına da Abbas Bozyel seçildi.
MHP tarihinde ilk kadın üye olarak Aile, Kadın ve Yan Kuruluşlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığına ise Ruhsar Demirel getirildi.
TÜRK MİLLETİ MHP'YE SAHİP ÇIKTI
Genel Başkan Yardımcılığı görevine getirildikten sonra ilk yazılı açıklamasını yapan Doğru, "Türk milleti MHP'ye sahip çıktı' dedi. Doğru, yaptığı yazılı açıklamasında Türkiye üzerine hesapların, planların her zaman olduğunu ve hiç bitmeyeceğini söyledi. Doğru, açıklamasında şunları söyledi. Ancak son on yıl, bu planların hızla uygulandığı-ve maalesef bu gidişle-amaca çok yaklaştığı dönem olarak tarihe geçecektir. Ülkemiz öyle büyük bir ihanet projesi ile karşı karşıyadır ki, son zamanlarda yaşadığımız ve birbiriyle ilgisiz görünen pek çok şey, aslında o planın değişik zemin ve aktörlerle yansımalarından ibarettir. Bu, Anadolu'da bağımsız ve güçlü bir Türk varlığını hazmedemeyenlerin projesidir ve amaç, ülkenin bölünmesi yanında Atatürk ve Cumhuriyet ile konulan temellerin de yıkılması ve böylece; Ön Asya'da önce Türk hâkimiyetinin sonra da Türk varlığının ebediyen yok edilmesidir. Yıllardır, Türk milliyetçiliğini, hatta Türklüğü bile tehlike olarak zihinlere kazıyanların hizmet ettiği bu planın amacı; önce milletin zihninden, sonra da Anayasa ve devlet hayatından Türk şuurunun ve Atatürk kavramının sökülmesidir. Bu amaç bilinince, siyasette, medyada insafsızca gerçekleştirilen saldırıları anlamak daha kolaylaşıyor.
Büyük ihanet projesi için görevlendirilen bir müteahhit ve; yanında taşeronlar, ustalar, onlara su taşıyan ırgatlar var. Çevreye bakıldığında; kendi küçük hesapları uğruna büyük ihanette cansiperâne görev yapan uşaklar bol bol görülebilir. Ancak, Türk milletinin şuurlu kesimi oyunun farkında. İşte onların sesi olarak da, Türk varlığını korumak ve son nefesine kadar bu planı bozmak,bu gidişi durdurmak için uğraşan bir MHP var.Ve, MHP'nin bu çizgide olmasını sağlayan bir Genel Başkanı var.
Küresel güç odakları tarafından uzak mahfillerde hazırlanan plana göre;2011 seçimlerinden sonra projede önemli bir dönüm noktasına gelinecek:25 yıllık bölünme mücadelesi Anayasaya girerek resmiyet kazanacak, artık Türkiye'nin Anayasasında"TÜRK" kelimesi geçmeyecekti. Yani, Habur'da ayarlanmış mahkemelerle kazanılan aşama artık Anayasa katında da tescil edilmeliydi. Bu yolda çeşitli düzenlemeler, yönlendirmeler, zorlamalar yapıldı. Medya destekli toplum mühendislerinin raporuna göre; her şey hemen hemen tamamdı da küçük(!) bir istisna kalmıştı. İşin daha kolay ve garanti olması için; ihanet korosuna katılmayacak MHP'nin Meclis dışında tutulması gerekiyordu. Sağdan, soldan, liberal, bölücü ekip tamamdı ama Anayasa yapacak Mecliste çatlak ses olmamalıydı, yani MHP barajın altında kalmalıydı.
Milliyetçi Hareket Partisi; hem siyasi düşünce ve misyonu ile, hem de o misyonu sapmasız ve tavizsiz temsil eden lideri ile tek engeldi. Bahçeli devrilip yerine; ihanet projesine razı olacak, MHP'yi de büyük projeye destek verecek bir ihanet çizgisine taşıyacak, onların deyimi ile"uysal çocuk"yapacak birini getirmeyi çok istediler. Ama ülkücü irade bu tuzağı gördü ve boşa çıkardı. Öyle olmayınca başka araçlara başvuruldu. Devletin gücü-ve belki de uluslar arası güçler-de kullanılarak her türlü hile ve tezgâh insafsızca ve ahlâksızca uygulandı. Fakat millet bu oyuna da gelmedi ve MHP'yi meclise taşıyarak ilgili herkese gereken cevabı vermiş oldu.
Türk milliyetçileri, Türk milletinin varlık cevherini temsil eden has evlatlarıdır. Dolayısı ile, onların memleketin kaderi üzerinde söz sahibi olması demek, milletin sesinin kesilmemesi demektir. Meclis, çoğunluktur, elbette sayıların da önemi vardır. Ancak bu iş artık sadece bir nicelik meselesi değildir, niteliğin niceliğe hükmedeceği dönemler yaşıyoruz."İnsanlar küçük problemlerini akıllarıyla, büyük problemlerini yürekleriyle halleder"derler. Türkiye'den TÜRK adı kazınıyorsa, Devletten Atatürk tard ediliyorsa; artık, gün yürek günü demektir ve 54 yürek çok şeydir, niceliğin her şey demek olmadığını göstermeye yetecek güçtür.
Türk milletinin yaşama iradesinin ve siyasi hayatiyetinin tecellisi Türk milliyetçileridir. Türk milliyetçilerinin ülke siyasetindeki yegâne temsilcisi ise Milliyetçi Hareket Partisi'dir. Bütün insaf ve ahlâk dışı saldırılara rağmen, hâlâ ihanet çizgisine sürüklenememiş olması da gösteriyor ki; MHP'nin bu çizgideki varlığının garantisi ise, Devlet Bahçeli'dir. Tuzakların zincirleme hedef serisini millet görmüştür. Yani, tuzakların amacı; falanca-filanca değil, MHP'dir; MHP değil, Bahçeli'dir; hatta, yalnız Bahçeli de değil, Türkiye'dir. Şimdi daha iyi anlaşılıyor ki; eğer yeni bir tezgâhla Bahçeli tasfiye edilebilseydi, ihanet korosuna katılacak bir MHP yaratılacak ve sesine ses veren kimsesi kalmayacağı için, Türk milleti ve Türkiye kaybedecekti."
Kaynak: Niksar Danişmend
Facebook'ta PaylaşTweetle
In order to view this page you need Flash Player 9+ support!










