23 Mayıs 2012, Çarşamba
   
Yazı Boyutu

Gazeteciler Sordu, Ayalan Cevapladı

akp_sukru_ayalan

Tokat Milletvekili Dr. Şükrü Ayalan neredeyse 1 yılı aşkın zamandır genel basının karşısına çıkıp da sıcağı sıcağına basın mensuplarının sorularına yanıt vereceği ortamı oluşturmamıştı. 28 Mayıs akşamı bu ortamda yakalandı. Milletvekili Ayalan basın mensuplarını sorularına açık olduğunu söylerken “hakaret ve iftira olmayan tüm sorularınıza açığım.” Dedi.

Basın mensuplarının yönelttiği sorular ve Milletvekili Ayalan’ın yanıtları şu şekilde oldu:

*Sayın Ayalan, devlet hastanesiyle ilgili sormak isteriz. Dr. Cevdet Aykan geçtiğimiz günlerde Tokat’a gelerek ‘Haklar ve Ödevler’ konferansı verdi. Bunu bir mesaj olabileceğini düşünüyorum. Acaba Tokat Devlet Hastanesi’ne Dr. Cevdet Aykan adının yeniden verilmesi mümkün müdür?

-Bakanlığın kararı o. Bakanlık ne düşünür onu bilemiyorum.

*Öneride bulunabilir mi?
            -Öneride bulunulabilir. Bununla ilgili zaten var olan ismin bakanlık tarafından değiştirildiği için öneride bulunmak çözüm olmayabilir.

            *Hastanede eksikler konusu…
            -Hastanedeki eksiklikleri yerinde müşahede ettik. 1, 1,5 aydan önce giderebileceğini düşünmüyoruz. Burada insan faktörü de önemli. Hemşirelerin, sağlık memurlarının eğitimi önemli. Doktor arkadaşların alışması, en önemli hastaların alışması önemli. Yani evinde kullanmadıkları şeylerin orda olması ve onların kullanması çok kolay değil. Ama olacak, bu bir süreç, gelen hastamıza daha kaliteli hizmet sunabilmeye çalışacak arkadaşlar. İdari personelin alışması çok önemli. Ben 1,5 aydan önce o hastanenin istediğimiz noktaya geleceğini düşünmüyorum. Ama 1,5, 2 ay sonra eleştirileriniz olursa acımasızca yazın, benden size izin… Ama şuan itibariyle bir süre tanıyın.

            *Sayın Vekilim, az önce sohbetini yaptık ama bunu genel basın önünde de kamuoyuna duyurmak isteriz. Hastanenin yeni yerine taşınmış olmasıyla Ardala Sokak ve civarında bir kayıp ortaya çıkacak. Ardala’daki canlılığı yeniden sağlayabilmek için fikirleriniz nelerdir?
            -Şimdi hastaneyi taşımak bir zaruretti, bunu hepimiz biliyoruz, mecburduk. Biz hiçbir şekilde ordaki esnaf arkadaşlarımızın mağdur olmasını istemeyiz. Ben de 8 yıl öncesine kadar oradaki kiracılardan bir tanesiydim. Ordaki arkadaşlarımızın çoğu benim komşularım, arkadaşlarım. Elimden gelen, bugüne kadar konuşsak da bu denli bir tablo ile karşılaşacağımızı düşünmemiştik doğrusu. Ama gördüğümüz tablo sonrasında buraya yeni bir şeyler düşünmeliyiz diye arkadaşlarımızla istişare ettik. Burada neler yapabileceğimizi düşünüp, en kısa süre içerisinde kararlaştırmak zorundayız. Biz aslında orayı Belediyeye verip, sosyal tesis olarak halka açık park yapmak istemiştik. Hakikaten bahçesinde kültürel miras olarak değerlendireceğimiz, Anıtlar Kurulu’nun listesine girmiş çok güzel ağaçlar var. Ne yapabiliriz? Belki Diş Hastanesi’ni oraya taşıyabiliriz, o da en az 5 trilyon… Ki bu hiç hesap yapmadık, belki daha da artar. Dolayısıyla bunları tekrar düşünmek zorundayız. Sağlık Müdürlüğümüz zaten taşınacak oraya. Hastane polikliğini, laboratuarı taşınacak ama esnafın beklentisini karşılayacak düzeyde olmayacaktır. Bunu tekrar istişare etmeliyiz.

            *Yerel seçimler öncesi belediyenin 60 adet projesi vardı, hükümet desteğine vurgu yapılmıştı. Şuan ki projelere baktığınızda öncelikle desteklenecek proje hangisidir?
            -Öncelikle desteklenecek olan Niksar yolu alt geçididir. Oranın projesi, Pazartesi günü Karayolları Bölge Müdürümüz geliyor, Karayollarımıza çizdiriyoruz. Projesi sanıyorum 1 aya biter. Ondan sonra İller Bankası’ndan da parasını bulduk, 20 trilyon liraya kadar destekleme sözü aldık. 1 aya projesi çıkarsa öncelikle Niksar yolu alt geçidini yapacağız. Onun dışında belediyemiz kendi imkanları ile Behzat Deresi’nin karşısına gelen yerde Yeşilırmak üzerine köprü yapıyor. Ve o yolun asfaltı yapacak. Ordaki delik deşik yol düzenlenecek. O iki proje şuanda önde. Onun dışında Sulusok’a Müze’yi taşıyoruz. Vakıflar Genel Müdürlüğümüz Sulusokak’ın tanzimini yapıyor. Evlerin cephe giydirmesi ve Bayındırlık, Kültür Müdürlüğü ve Belediyeyi de alıp oranın tamamını kültürel miras olarak düşünüyoruz. Paramız yetse orda Katırcılar Hamamı var, Paşa Hamamı var, Mustafa Hamamı var, bütün bunları restore etmek istiyoruz. Kale restorasyonu bütün hızı ile devam ediyor. Ve Kale giderek daha da güzelleşecek. Orada seyir terasları yapacağız. Ama biraz zamanımızı alacak. Beysokağı’ndaki ev giydirmeleri devam ediyoruz.

            *Tokat’ın değerlerini pazarlama sıkıntısı var mı?
            -Evet pazarlama sıkıntımız var. Size orda hak veriyorum. Ama gazetede yazarken ‘pazarlama sıkıntımız var’ diye yazmayın! Fakat, Tokat biraz kör bir nokta. Ulaşım açısından hava alanımız var, trenimiz var ama insanların aklına gelen bir yer değil. Tokat’ta Anadolu Selçuklu, Selçuklu, Osmanlı, İslam öncesi bütün eserlerin olduğunu söylediğinizde arkadaşlarımız hadi bir gidelim, diyor. Ama bütün bu yolların bitirilmesi lazım. Tokat’tan geçerken uğranılacak bir yer değil. İşte Ünye Tokat arasındaki duble yol bunu sağlayacak. İnsanlar artık Karadeniz turuna çıkıyor çok kolay. İnsanlar Karadeniz’den giderken bir de Tokat’a uğrayacaklar. Dolayısıyla biz inşallah bunu sağlayacağız. Niksar Kalemizin onarımını yapıyoruz. Tokat Kalemizin onarımını yapıyoruz, inşallah Tokat kebabımızı orda yiyeceğiz. Tabi orda tüneller var. Onların kazılarına başlanacak ama nereye kadar kazılır onu bilmiyorum. Tahmin etmek mümkün değil. Yeşilırmak’ın kenarına çıkan bir tünel bulursak bütün dünya bizi konuşabilir belki. Çok özel şeyler yapabiliriz.

            *Sayın vekilim, siz proje üretimine önem veren bir vekilsiniz…
            -Evet…

            *Tokat’tan proje üretimini bekleyen bir vekilsiniz. Tokat bürokrasisini proje üretme konusunda nasıl değerlendirirsiniz? Ki daha önce 2 tane sayın vekilimizin açıklamaları oldu, Tokat bürokrasisinin hantallığına, heyecanlarını yitirdiğine vurgu yaptılar. Sizin Tokat bürokrasisine yönelik düşünceleriniz nelerdir?
            -Ben bugün, bizdeki, Tokat’taki bütün İl Müdürü arkadaşlarımızla İl Başkanımız ve İl Genel Meclisi ve İl Özel İdaresi Genel Sekreterimizle birlikte toplantı yaptık. Yaklaşık 5 saatlik bir toplantı yaptık. Tokat’ın bütün programlarını, şimdiye kadar uygulayabildiklerimizi tek tek masaya yatırdık.
            Ben arkadaşlarımın iyi niyetinden eminim ama biraz takip etmek gerekiyor bürokrasiyi, her zaman olduğu gibi… Ama arkadaşlarımın iyi niyetinden, çalışkanlığından şüphem yok. Ama siyasetçi onlara vizyon çizdikten sonra takip etmeli. Hedefi siyasetçi koymalı, bürokrat da o projenin takipçisi olmalı ama bürokratı da tekrar takip etmeli. Siyasetçiyi de siz takip edeceksiniz…

            *Peki sayın vekilim sizi takip ediyoruz, bilhassa son 1 yıldır sizi ciddi manada Tokat’ta görememenin üzüntüsünü yaşıyoruz. Bu noktada sormak isteriz. Son 1 yıllık zaman diliminde Tokat’a kırgınlığınız, küskünlüğünüz ya da projelerin takibinde bir soğuma, geri durma var mıydı?
            -Hayır yoktu. Tokat’la ilgili… aslında 1,5 ay önce buradaydım. Belki geldim ama günü birlik geldim. Büyük Kongre hazırlıkları vardı, ben bunun başındaydım. Ondan önce il kongreleri vardı, il ili takip ediyordum. Belki son 5, 6 aydır daha sık sık gelmeliydim ama... (-yazılmamak kaydı ile bir neden söyledi-)
            Kırgınlık konusu… Tokat’a kırgınlık demek halka kırgınlık demektir. Benim böyle bir lüksüm yok. Ben Tokat’ın çocuğuyum. Tokat’la ilgili, Tokatlıya kırgınlığım asla olamaz. Tokatlı bize her türlü desteği her zaman verdi. Hem yerel seçimlerde hem genel seçimlerde verdi. Yüzde 57 oy aldı Tokat’tan. Böyle bir halka bizim kırılmamız ya da Tokat’a hizmetler konusunda kırılmamız asla mümkün değil. Kaldı ki ne kimse sizi zorladı gazeteci olun diye ne kimse beni zorladı milletvekili o diye. Ben kendim istedim milletvekili olmayı. Hekimlik yapıp çok rahat olabilirdim. İçinizde aşk varsa, bir şeyler yapma gayretiniz varsa, seviyorsanız siyaseti girersiniz. Aksi takdirde milletin önünde takoz olmamalısınız. O nedenle benim asla bir kırgınlığımız olamaz.
            Projeler konusunda… Belki şunda haklısınız… Projeleri ürettik takibinde biraz sıkıntılar yaşadık. Bu biraz da ihale kanunundan kaynaklanan sorunlar nedeniyledir. Herhangi bir şeyi ihale ettiğinizde birkaç kez ihale etmek zorunda kalıyorsunuz. Yani şimdi bakın 200 yataklı hastanemizin parası tam 1 yıldır İl Özel İdaremizin hesabında yatıyor. Vadeli yatırmışlardır ümit ediyorum. Ordan elde ettikleri gelirle onlar da köylere yol yapıyorlar. Aslında 1 yıldır biz o 200 yataklı hastaneyi şuana kadar bitirmiş olabilirdik. Ama beceremedik. Bugün orayı bitirmiş olsaydık yandaki iş merkezini bitirmiş olacaktık. Aslında bugün gördüğümüz eksikliklerin büyük çoğunluğu olmazdı.

            *Tokatlıya kırgınlıktan ziyade, parti içi kırgınlık var mı?
            -Hayır. Hassas bir soru. Değerli arkadaşlar; siyaset yaptığımız arkadaşların tamamına yakınını ben siyasete getirdim, taşıdım. İl Genel Meclisi Başkanı’nı, İl Genel Meclisi Üyelerini, Belediye Encümenini, Belediye Başkanlarını… Dolayısıyla ben şuanda partinin MKYK üyesiyim. 5 yıl Genel Başkan Yardımcılığını yaptım, Tokat’a gelen her tür hizmetten, gelemeyenlerin günahları da bana aittir, hepsinden sorumluyum, hiçbir şekilde hiçbir arkadaşıma kırılmam söz konusu değildir. İncinmek olabilir belki zaman zaman. Arkadaşlar belki Tokat’ta yaşadığımız, Tokat’a özel şartları Türkiye’nin tamamına şamil kılan ve genelleyerek davrandıkları için bazı büyük hatları görememiş olabilirler, bilmem anlatabildim mi? Onu gösterebilmek de gösterememek de benim günahım ya da sevabım. Ben Tokat’ta partinin en üst düzeyinde bulunmuş bir arkadaşınızım. Dolayısıyla halen partinin 50 kişisinden biriyim. Dolayısıyla burada kırgınlık varsa, incinmeler varsa bundan kaynaklanıyor, diye düşünmekteyim?

            *Peki Sayın vekilim, siz partinizin MYK Üyesi ve Genel Başkan Yardımcısı idiniz. Son genel kurulda MKYK içinde yer aldınız. Bu duruma dair değerlendirmeniz nedir?
            -Yani koltuklar baki değildir. Ben alındıktan sonra sayın Başbakanımızın takdiridir bu elbet. Benim yerime gelen arkadaş Salih Kapusuz’dur. Salih Kapusuz da partinin kurucusudur. Bu partide yıllarca hizmet vermiştir, hiçbir karşılık beklememiş ve hiçbir yere gelememiş arkadaşımızdır, 3 yıl parti başkanvekilliği yapmıştır. Ben Genel Başkan Yardımcısı iken O 3 yıldır kenarda duruyordu. Dolayısıyla böyle bir yarışta bana sorsalar “Salih beyin mi hakkıdır, Şükrü beyin mi hakkıdır?” diye ben Salih beyin hakkıdır, derim. Dolayısıyla siyasette görev değiş tokuşu, dağılımları her zaman olabilir. Yakın bakan olursunuz… Hizmet etmeye samimiyetle devam edersiniz. Esas olan milletle diyalogunuzdur. O diyalogu koparmazsanız sonrası gelir zaten. Ama koparmışsanız, milletin gönlüne akan ırmakta siz bir katre değilseniz gerisinin hiçbir anlamı yok. 

            *Peki sayın vekilim, MYK içerisinde yer almayışınızın Tokat’a getirilecek hizmetlere yansımasında bir sıkıntısını görür müyüz? Elinizdeki gücü yitiren bir pozisyon mudur?
            -Olmaz inşallah. Siyaset elbet de güç işidir. Türkiye’deki iktidar partisinin Genel Başkan Yardımcılığı çok önemli bir görevdir. Büyük Hastanemiz hiç programda yoktu, Çevre yolu programda yokken başlattık. Turhal devlet hastanesini yaptık, programda yoktu. Tokat-Turhal, Zile-Turhal yolu programda yoktu, bunların hepsi siyasi güç ile oldu. Havaalanı hiç programda yoktu, biz sıfırdan yaptık. Bunlar siyasi güçle yapılan işlerdir. Ama merak etmeyin biz o gücümüzden bir şey kaybetmedik. O dostluklarımız, arkadaşlıklarımız, Sayın Başbakanımızın yanındaki yerimiz, her zaman Tokat olarak devam etmektedir. Biz Tokat’ımıza hizmetleri aldık, almaya da devam edeceğiz, ondan şüpheniz olmasın, inşallah alırız. Ama gönül ister ki elbette Tokat’ta daha güçlü yerlerde siyasi arkadaşlarımız olsun. Bugün Şükrü Ayalan olur yarın bir başka arkadaşımız olur. Bu görev değişimi ve koltukların baki olmadığının göstergesidir. Şükrü Ayalan da ömür boyu o koltuğa yapışıp kalmayacaktır, kalamayacaktır. Öyle bir şey yok. Arkamızdan gelen arkadaşlarımız inşallah bizim geldiğimiz yerlerden daha güzel yere gelecektir. Bizden daha güzel Tokat’a hizmet edecektir. Ali abi (Ali Şevki Erek) 1.000 kişilik spor salonu yapmış, biz 2,500 kişilik yaptık. Yani bizden sonraki gelecek arkadaşlarımız da inşallah 5 bin kişilik yapar. Ali abi Tokat’ta YİBO yapmış biz onlarca yaptık. Havaalanını yapmış, biz 15 trilyonluk yatırım yaptık. Daha iyiye, daha güzele gidebilme işidir. Benden sonra bazı arkadaşların geleceğini ve daha güzel hizmetleri getireceğini ümit ediyorum.

            *Sayın Vekilim, hali hazırda devam eden bir konu var, belki biraz soğumaya başladı, mahkeme aşamasında ama devletten çözüm bekleyen 4/C konusu var. Tokat’ımızda 4/C’ye geçmek istemeyen tekel işçileri var. Bilhassa Tokat milletvekillerini kendilerini kandırmak ile itham ettiler. Bunun başında da sizi gösterdiler. Buna yönelik değerlendirmeniz ne olacaktır?
            -Şimdi arkadaşlar; benim adımı Kızılay’da yazdılar. Sayın Başbakanımız da bana sordu, ‘ne diyorlar bunlar Şükrü’ diye. Çok net olarak söylüyorum, bakın. Türkiye Cumhuriyeti özelleştirme tarihinde, özelleştirdikten sonra kadrosunu koruyan bir tane işçi yoktur, Tekel işçileri dışında. Bunu ben sağladım, çok net söylüyorum. Özelleştirdikten sonra da 3 yıl bu arkadaşlarımız maaşlarını aldılar mı? Aldılar. Hepsini ben yaptım. Sonra Genel Başkanları, Mustafa Türkel, aslen Zileli, Samsun’da oturmakta olan arkadaş, bize, bana “kına yak” diye mektup yazmıştı. Şimdi Sigara Fabrikası’nın Tokat’a getirisi ayda 1 trilyon liraydı. Bilemediniz 1,5 trilyon. Bu da yılda 15 trilyon yapıyor. Tokat’a tarımdan gelen girdi 1,2 katrilyondur 2008 rakamı. Bu rakamın küçüklüğünü göstersin diye söylemiyorum.
            Biz işçi kardeşlerimiz mağdur olmasın diye uğraştık. Sonra 4/C gündeme geldiğinde ben bizzat uğraştım. Sayın Başbakan ile görüştüm. 4/C’nin bütün işçi temsilcileri, Tokat hariç bana geldiler. Dediler ki: “Biz 850 TL maaşa razıyız, hatta kıdem tazminatımızı hemen peşin vermeyin.” Ben o zamanlar MYK üyesiydim, gündeme getirdim. Sayın Başbakanımız önce “hayır” dedi. Sonra bir noktaya geldik, şuanda arkadaşlar 950 Tl maaş alabiliyorlar 4/C’ye geçince. Artı, kıdem tazminatları ortalama 45 bin TL para aldılar. Ve bugün bu arkadaşlarımız 1.043 lira para alıyorlar 4/C’ye geçmedikleri için. İşsizlik tazminatı gibi. Şimdi arkadaşlar ülkede bu kadar işsiz, bu kadar problemli insanlar var, ayrıca iyi niyetle de 550 lira olan maaşı 950 liraya kadar çıkarmışız, ayrıca 50 milyar lira kıdem tazminatlarını almışlar. Elbette gönül isterdi ki daha iyi şartlarda daha iyi maaşla çalışsınlar ama 950 lira da hiç birinizin ‘hayır’ diyemeyeceği paradır. Artı 50 milyarı da cebinize koyarsanız… Şuna hemfikirim, elbette bu fabrikalar verimli olsaydı, itirazım yok. Türkiye’nin özelleştirme programlarının devam ettiğini hepimiz biliyoruz. Artık pek çok KİT’in maaşları karşılayamadığımızı hepimiz biliyoruz. Ben bu konuda Şükrü Ayalan olarak hiçbir şey yapmadıysam, 3 yıl boyunca bu arkadaşlar 850 lira yerine 1,500, 2.000 lira maaş aldılar. Yani Şükrü Ayalan sayesinde ayda 1.000 lira fazla aldıysalar 36 ayda 36 milyar fazla para almışlar. Orda bana minnet borçlular çok net söylüyorum. hiç kimseye de bu konuda taviz vermem. Benim hiç bu kadar iddialı konuştuğumu gördünüz mü? Ben yaptım o zaman. O arkadaşların kadrolarını korumalarını ben sağladım.

            *Peki başka bir kuruma geçmesi sağlanamaz mıydı o zaman?
            -Bakın o konuyla da ilgili çalışmalar yapılıyordu, samimiyetle söylüyorum. Benim o zaman Genel Başkan Yardımcılığı görevimden alındığım dönemlerdi. Sayın Başbakanımızın Salih beyi atadığı dönemdi. Ben Salih bey ile görüştüm… ama meydanlara çıkıp tabloyu ajite ettikten sonra, aralarına işçi olmayan insanlarla, KESK üyeleri ile birlikte gösteriler yaparak, yani ‘zorla aldık’ noktasına getirdikten sonra, kamuoyunun da tepkisini biliyorsunuz, Tokat kamuoyunun hiçbir zaman desteklemediğini sizde biliyorsunuz. 950 lira maaş, daha ne istiyorsunuz dediğini biliyoruz. Ama ben şunu söylüyorum, bütün bunların ötesinde, ben bu arkadaşlardan isterdim ki, bana ne dedikleri önemli değil, daha iyi şartlarda çalışabilsinler, 1,5 milyar, 3 milyar alsınlar. Başka insanların kazandığı paradan benim zarar görmem, rahatsız olmam mümkün değil ama Türkiye’nin şartları, özelleştirmenin süreci bu, yapılmış ve yapılacak olan bu. Şuanda da en kârlı noktadalar.

            *Maaş konusu değil de özlük haklarını ön plana çıkarmaktalar. 4/C’yi kölelik olarak görmekteler…
            -Hayır bu konuda bana göre abartılı. 4/C kesinlikle kölelik değil. 4/C sözleşmelerini yapan her arkadaşımız 657’nin bütün özlük haklarından yararlanıyor sadece iş garantisi yok ama işten çıkarılan bir tane 4/C’li yok. Olay bu…

            *Belediye Başkanının çalışmalarını yeterli buluyor musunuz? Bugün bir yağmur yağdı, yollar kaldırımlara kadar su içinde kaldı.
            -Bazı eksiklikler var, onları hızlandırmamız gerekiyor. Biz de hızlandırmak için uğraşıyoruz. Yani seçimler öncesi çok hızlı çalışmalar oluyor. Adnan beye de sorun tekrar.
            BİTTİ…

(tokatgazetesi)

Facebook'ta Paylaş

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile


In order to view this page you need Flash Player 9+ support!

Get Adobe Flash player

Giriş Yap

İstatistikler

Bugün: 308
Dün: 558
Bu Ay: 14103
Toplam: 242050

Şu anda 72 konuk çevrimiçi

Albümden Resimler


Eski Niksar
Eski Niksar

Hava Durumu

68°
20°
°F | °C
Mostly Cloudy
Humidity: 60%
Wed
Thunderstorm
48 | 75
8 | 23
Thu
Thunderstorm
48 | 77
8 | 25
Fri
Chance of Storm
46 | 75
7 | 23