GOP Rektörü Seyfikli Tokat'a Veda Etti
Son Güncelleme: Pazartesi, 29 Kasım 2010 22:19 Pazartesi, 29 Kasım 2010 22:06
Gaziosmanpaşa Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Zehra Seyfikli, Tokat'a veda etti.
Gaziosmanpaşa Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Zehra Seyfikli, Tokat'a veda etti. Üniversite'nin Senato Toplantı Salonu'nda düzenlediği basın toplantısında açıklamalarda bulunan Seyfikli, çalışmalarını değerlendirdi, kırgınlıklarını ifade etti.
Görevler gelip geçicidir
Yeni seçilen Rektör Prof. Dr. Mustafa Şahin'in·· pazartesi günü göreve başlayacağını kaydeden Seyfikli, " Görevler gelip geçicidir. Önemli olan bu süreçte ne yaptığınızdır. Neleri planlayıp neleri yapamadığınızdır." dedi.
18 bin 621 öğrencimiz var
Bundan önceki basın toplantılarında öğrenci, ekonomik gelişmelerden bahsettiğini hatırlatan Sayfikli, kısa olarak değerlendirdiği çalışmalar hakkında şunları söyledi. "Şu anda öğretim sayımız yardımcı doçent ve üstü 342 kişi. 601 öğretim elemanımız var. 943 tane öğretim elamanımız görev yapıyor. Akademik ve idari kadromuz 1806. Niksar'da ve Turhal'da iki tane yüksekokul projemiz vardı. Senatomuzdan geçirdik ve YÖK'e bildirdik. Fakat YÖK'te problem olmuş geri geldi. Bu düzeltmeyi yapıp yeni yönetim gönderecektir. Ben görevi devir aldığımda öğrenci sayımız 7 bin 800 'dü. Şimdi ise 18 bin 621 öğrencimiz var. Bunların 12 bin 642 si Tokat'ta yaşıyor. 5 bin 979'uda ilçelerde yaşıyor. Öğrenci sayımızda ciddi artış oldu. Öğrenci sayımızı artıran okullarımız açıldı. Eğitim fakültemiz henüz gelişimini tamamlamadı. Yani bölüm açılması devam eden bir okul. Eğitim fakültesi hala cazip öğrenciler tarafından tercih edilen bir okul. Mühendislik ve Doğa Bilim Fakültemiz şu anda 4 bölüm ile başladı. İlk yerleştirmede öğrenci alamadık ama ikinci yerleştirmede aldık. Konservaturamızın öğretim elamanlarını atadık. 2011 yılında çok rahatlılıkla biz öğrenci alabileceğiz oraya. Tıp fakültemizin binası bittiğinde öğrenci sayımız aratacaktır. Biliyorsunuz il merkezlerinde üniversite açıldı. Üniversiteler hızla açılmaya devam ederse özel üniversitelerin fiyatları çok ucuzlarsa Gaziosmanpaşa gibi üniversitelerin öğrenci bulmasında sıkıntı olabilir. Aslında bunun alt yapısını ben hazırlamışım. Açtığım okullar çok rahatlıkla öğrenci alabilecek okullar. İlçelerimizdeki fakültelere öğrenci gelmedi. İkinci öğretimler düştü. eğer bu kadar okul açılmamış olmasaydı. Ben şuanda 20 bini öğrenciden bahsedecektim. Benim dönemimde baya bir inşaat yapıldı. Araştırma Hastanesinin polikinlik binası projesi tamamlandı. İnşaatı yeni rektörümüze kaldı. Öğrencilerle ilgili olarak çok ciddi sıkışıklık Fen Edebiyat ve eğitim Fakültesinde. Çok güzel bir derslik projesi yeni yönetim karar verecek. Merkezi Araştırma Laboratuarının her şeyi bitti. Şu anda ihale aşamasında. İhale bizden sonraki yönetimin devam edeceği konu olacak.
Benim bir de üniversitemizin misafirhanesi olsun hayalim vardı. Paramız yetmediği için yapamadık. Hayırseverde bulamadık. Üniversite kendi paraları ile,·· ihale ile oranın devamını yaptırma hakkına sahip biliyorsunuz. Bu üniversitenin malıdır. O zamana kadar hediye de olsa devlette böyledir. Bir şey varsa bile burayı üniversite yaptırmaz diye bir şey yok. Ben bunu denemek· istedim zaten bu yıl çıksın diye. Ankara'da Devlet Planlama Teşkilatı'nda.· Ama sanıyorum ya bir hayırsever ile ya da gelen ödeneklerle hocamız o binayı· bitirip· hizmete sunacaktır. Bina çok güzeldi. İçi de çok güzeldi. Bittiği zaman eminim ki Tokat'ta o binadan mutlu olacaktır. Belki eğitim için kullanacaklar. Belki başka bir şey için. Tabi benim dönemimde çok güzel bir şey oldu. Hiç olmaz zannediyorduk. Hayırseverlerde bir şeyler yaptılar. Biliyorsunuz hayırseverlerin yaptığı binaları. Bu da benim için güzel bir şey. Daha büyük olsun isterdim. Ama olmadı. Üniversitemiz proje ve bilimsel alanda çok gelişti. Sıralamalar altlarda değil. Daha da yukarılara elbette çıkabilir. Bunun içinde ben demokratik· bir rektördüm kim ne derse desin. Hak yemeyi de sevmiyordum. İnsanlar bazen mecbur kalıp, bazı atamalar· yapabilir. Bu çok doğaldır. Ama sürekli sınavsız,· hak etmeden atama yapan birisi hiç olmadım ben. Bu benim için güzel bir şey. Atamalarımda mutlaka bir geçerli sebep vardır. Bir şey yapılmışsa art niyetiminden değil, çaresizlik ya da yapılması gerektiğinden dolayıdır. Bunu böyle bilirseniz çok mutlu olurum. "
Ben herşeyi düzgün yaptım
Üniversitede rektörlüğü döneminde i çok hoş olmayan şeylerinde yaşandığını kaydeden Seyfiki, bir çoğunun· adli makamlara yansıdığını söyledi.· Çirkin dedikodul·· olarak basına geçtiğini belirten Seyfikli, " Tabi ben bunlar hakkında sizlere çok fazla bir şey y söylemeyeceğim. Tek bir şey söyleyeceğim. Ben beş kuruş para kazanabilmek, kendime kişisel menfaat sağlayabilmek ya da· birilerine bir şeyler kazandırabilmek için· hiçbir şey yapmadım.Ben her şeyi düzgün yaptım. İlimiz ve üniversitemiz için yaptım. Bu konuda eğer benim adımı kullanarak· insanlar o istiyor diye,· bir şeyler yapmak istemişlerse· hepinizin huzurunda söylüyorum adli makamlara başvursunlar. Ben kimseye yanlış bir şey yapın demedim, demem.· Ben adalete inanan birisiyim. Bunu da hepiniz biliyorsunuz. Her sorunumu adaletle çözmeye çalıştım. " dedi.
Kurulmuş teknoparkı Tokat'a bıraktım
Teknopark'ın yılan hikayesine döndüğünü belirten seyfikli, kurulmuş bir teknoparkı Tokat'a birıkap gitmekten dolayı duyduğu mutluluğu da dile getirdi. Seyfikli, "Bu çok önemli benim için.· Bu çok önemli bir konu.· Bunu hepinizin bilmesini isterim. Biliyorsunuz teknopark yılan hikayesine dönmüştü. Teknoparkla ilgili··· o zamanlarda söylemiştim. Fazla bir bilgim yoktu. Hatta Cumhurbaşkanlığından, Devlet Planlama Teşkilatından kapatacağız diye yazılar gelince ben Tokat'a hiçbir zaman zarar vermek istemedim. Benim kırgınlığım belki de Tokat halkına da değildi. Olaylara kırgındım. Yansıması farklıydı. Kapanmasın diye ben süratle bir anonim şirket kurdum. Daha sonra diğer teknoparkları gezdim. Üniversitesi güçlü olmayan teknoparkların yaşamadığını gördüm. Üniversite güçlü olmak zorunda teknoparkta. Şirketlerle konuştum. Onlar da sağolsunlar hak verdiler. Teknoparkımız Tokat'ın teknoparkı. Hissenin yüzde 84'ü üniversitemize ait. Yüzde beşi belediyemize, yüzde beşi· TSO'ya, yüzde beşi Ticaret Borsamıza ve yüzde 1'i· küçük sanayi işletmesine ait şeklinde yeniden düzenlendi. Yeni rektörümüzün önüne çok rahat bir şekilde· Tokat'ı geliştirecek imkanları sağlama şansı olarak bırakıldı. Ben bunu mutlulukla söylemek isterim. Erken ya da geç olması hiç önemli değil. Benim gibi iki senesi kalmış birisinin Teknoparkla ilgili· ciddi girişimlerde bulunması bundan sonraki yönetimi de sıkıntıya düşürürdü. O yüzden benim onlara kurulmuş Tokat'ın malı diye teknoparkı· bırakmam gerekiyordu. Ben de bunu yaptım." dedi.
Üniversite gelişti
Seyfikli, üniversitenin projelerinin basın tarafından yakından takip edildiğini belirterek, " Projelerimizle ilgili hiçbir şey söylemeyeceğim. Zaten basın bunu takip ediyor ve biliyor.
·Ben yinede Tokat basınına çok teşekkür ediyorum. Yani hakkımda çıkan dedikoduları ciddiye bile almadınız. Sanıyorum bana inanıp güvendiğinizden.· Bazen hamında bazı haberler çıktı ama onların da hepsi bana atılan iftira· olduğunu ben çok net söylüyorum. Bana yapanlarda buluyorlar zaten. Üniversite benim dönemimde gerçekten· gelişmedi mi? Tabiî ki gelişti. Bunu tüm Tokat da biliyor. Gelişmedi diyenler de ya kötü niyetliler, ya şu ekonomik durumda bir üniversitenin daha hızlı gelişemeyeceğini göremeyecek kadar körler. Hiçbir lafım yok onlara. " diye konuştu.
Neler yapmak isterdim?
Seyfikli yapmayı düşünüp yamadıklarını ise şöyle kaydetti. "Peki üniversite ile ilgili yapmayı düşünüp de yapamadığımız şeyler var mı derseniz. Tabi teknopark tümüyle hayata geçmedi. Başlangıç olmadı. Bir tanesi buydu. İkincisi doğa tarihi müzesi kurmayı çok istiyordum, olmadı. Bu ayakları yere basan bir proje idi. Hiç yapamadık. Üçüncüsü· Kelkit'teki yaptığımız projelerde dünyada anılmak istiyorduk. Projelerin hiçbir suçu yoktu zaten. Biliyorsunuz Savcılıktan döndü. Mahkemeye bile gitmedi. Bu hiç konuşulmadı basında.· Ama iyi niyetli ya da kötü niyetli insanlar doğru ya da yanlış insanları kendi düşünceleri ile baş başa bırakıyorum. "
Benim de kimseye hak helal etmek gibi bir durumum yok
Tokat Gazi Osman Paşa Üniversitesi'nin· benim döneminde hiç geri gitmediğine dikkat çeken Seyfikli, şöyle konuştu . "Demokratik ve düzgün bir üniversite olarak çalıştı. 'Hakkım yendi' diyen insanlara çok iyi baktığınızda, gerçekten haklarının yenip/yenmediğini araştırdığınızda belki sizler de göreceksiniz. Ama bilmeden de hak yemiş olabilirim. Ben de şuanda, sizler de dahil olmak üzere, hiç kimseye 'hakkınızı helal edin' demiyorum. Benim de kimseye hak helal etmek gibi bir durumum yok. Çünkü ben, başkalarına, kime ne kötülük yaptığımı bilmiyorum, tam olarak. Yapmadığım için bilmiyorum. Başkasının da benden ne kötülük gördüğünü bilmiyorum. Ahirete inanın bir insanım. Orda bakarız, helalleşiriz hep birlikte. Yani herkes görür ne yaptığını ve orda helalleşiriz. Bunu art niyet olarak düşünmeyin."
Cumhuriyet Üniversitesi'ndeki görevime döneceğim
·Bundan sonra, Ben Cumhuriyet Üniversitesi'ndeki görevime döneceğim. Gelecekte ne olacağını bilemeyiz. Orda devam edip, emekli olabilirim. Allah bana başka büyük görevler verebilir. Bunu Allah biliyor, ben bilmiyorum. Ama hangi görev olursa olsun ben işimi hep güzel yapmaya çalışan biriyim. Onu da güzel yapacağımı umut ediyorum.
Basın benim geçmişimi araştırmıştır Sivas'ta. Benim çok düzgün, işini çok iyi yapan akademisyen olduğum biliniyor zaten. Burada da öyle bir insandım. Ama tabi; 'hiç etrafınıza yanlış kişi gelmedi mi?" derseniz; Şuanda ben de sizler gibi düşünüyorum. Gelmiş olabilir. Ama onlarla üniversiteye zarar vermedim ama en büyük zararı kendim verdim. Onu da biliyorum. Çünkü üniversitedeki arkadaşların huzurunu bozdum. Onları sıkıntılı hale soktum. Çok uğraşıldı ama dönüp baktığımda herkes huzur içinde işini yaptı. Yoksa ilerlemezdi burası. Akademisyen de gelmezdi. Biz 2 rektör çıkardık bundan. Birisi Çankırı'ya rektör oldu. Çankırı tercih eden Akademisyenlerin büyük çoğunluğu da ailesinin Ankara'da olmasını sebep gösterdiler. Tokat Ankara'ya yakın olmadığı için cazip değil ama Tıp Fakültesi'nin kurucu dekanıyım aynı zamanda. Gerçekten buraya çok kaliteli öğretim üyesi getirdim. Murat Fırat gibi sizin Türkiye'de çok az bulunan Nöroradyolugunuz var. Çok iyi hocalarımız geldi, özele de geçti. Kalp Damar Cerrahisi'ni kurup, burada insanların hayatını kurtardık. Bunların hepsi benimle gelen insanlar. Amerika'dan hasta getirip ameliyat eden Cengiz Şen hocamız oldu. Japonya'ya gidip çok değişik bir ameliyat yöntemi getiren bir yardımcı doçentimiz oldu, pırıl pırıl genç arkadaşımızdı, onları kaybetmek istemezdik ama eminim ki bu kayıplar, benden sonraki yönetici arkadaşlar tarafından tekrar yerine konabilecektir diye umut ediyorum.
·Ben çalışan arkadaşlarıma, idari personelime, Tokat halkına, sizlere, hepinize çok teşekkür ediyorum. Ben aslında çok medyatik olmayı seven biri olmadım. Bir akademisyen iyi bir şey yapmış ise o size gelsin istedim, o öne çıksın istedim, belki bu da benim hayata bakışımdır. O nedenle pek karşı karışa gelmemiz olmadı. Ben Tokat basınına karşı, biliyorsunuz, ne zaman olsa, yüzünüze karşı da olsa, arkanızdan da hep sevgim, saygım büyük. Sağ olun. Ben de size başarılar diliyorum. Tokatlılara bundan sonraki yaşamlarında sağlık, mutluluk başarı diliyorum."
Daha sonra gazetecilerin sorularını yanıtlayan Rektör Seyfikli'nin· sorulara vevapları şöyle oldu.
*Sayın Rektör, devam eden davalar var mı?
-Kelkit Projesi ile ilgili sonuç alındı. Savcılık, doğrudan, suç yoktur diye geri verdi. Mahkeme süreçleri çok farklı. Benim şikayetçi olduğum mahkemelerde bile geliniyor, gelinmiyor, bir evrak isteniyor, bunların çok kolay sonuçlanacağına benim aklım ermiyor. Kendi şikayet ettiklerimden biliyorum, diğer davalar için bekleyeceğiz artık, yapacak bir şey yok. O nedenle davalar zaman içinde bitecektir ve bitene kadar da kimsenin bir şey söylemeye hakkı yok. Adil yargıya müdahale çok tehlikeli bir şey. Mahkeme bittikten sonra davada yargılanan kimlerse masum çıkarlarsa masumuz derler, çıkmazsa da cezalarını çekerler, yapacak bir şey yok. Çünkü ben kimseye yanlış iş yapın, kötü iş yapın, beraber şurayı çalıp/çırpalım diye atamadım. Böyle bir şey düşünmedim ve kimsenin de böyle bir şey yapacağına kişi olarak inanamıyorum. Çünkü ben öyle biri değilim. Ama buna rağmen, ben bilmeden yanlış işler yapılmışsa, onu da ben bilemem. Bilemediğim konuda da adalete düşmüşse orda göreceğiz. Bilmiyorum ki.
*İçinizde uhde olarak kalan, yapamadığınız projeler neydi?
·-İçimde uhde olarak kalan en büyük projem TeknoPark'ta bizim hayalimiz 500 tane insanı işe sokmaktı. Bu projemiz bitmedi. İkincisi de Doğa Tarihi Müzesi idi. Bu ikisini yapabilmeyi çok istiyordum ama hiçbirisini yapamadım. Diğerlerinde üniversitemizin gelişimi gerçekten çok düzenli ve normal seyrinde gitti. Yani kötü gitmedi. A kişisi engellemeye çalışmışsa, Bakanlarımız sahip çıktı. B kişisi engellemeye çalışmışsa Sayın Başbakanımız, Başbakan Yardımcılarımız sahip çıktı. Yani bir şey oldu. Rektörün siyasilerle arası olmadığı söylendi. Aslında, hayır. Ankara bize sahip çıktı, haksızlık etmeyelim. Yoksa ben ne bu kadar bina yapabilirdim, yani, eski inşaatın kaç katı inşaat yapıldı üniversitede. Yaptıramazdım. Ben bunları cebimden para verip yaptırmadım ki. Bu da demek ki, aslında Ankara bize sahip çıkmış, haksızlık edemem ben. Çıktılar da yani, ben hepsine teşekkür ediyorum.
*Sayın hocam, kamuoyuna yansımasının öyle olmadığını düşünmekteyiz…
-Kamuoyuna öyle yansımamasının sebebi de farklı idi.
*Sayın hocam nihayetinde bizler yansıya bakarız ve buna baktığımızda sayın Rektörün özellikle de iktidar partisi vekilleri ile arasının soğuk olduğuna yönelik pek çok yansıma oldu. Belki bu noktada siz kendinizi özeleştiriye çekerseniz, bunu yeterince kamuoyuna anlatamamış olabilirsiniz…
-Bir de şöyle düşünün isterseniz. Sayın vekillerimiz son dönemlerde üniversitemize yardım etmeye çok çalıştılar. Biz de çok yardımlarını bekledik. Eme harcadıklarını da biliyoruz ama başarılı olamadık hep birlikte. Ankara'nın desteğini ben inkar edemem. Son dönemde hepsi yanımızdaydılar. Hepsine yazılar verdim, üç beş kişi daha ekmek yesin, bir şeyler yapalım diye. Ve çaba harcadıklarını biliyorum. Cumhurbaşkanımıza giderken dağıttım, hepsi de yardımcı olmaya çalışıyorlardı, başarılı olamadık. Böyle bakın, kısmet deyin. Vekillerimiz 'hayır' derken, Ankara 'evet' dedi. Sonuçta gelişen Tokat'tı ve yine aynı siyasetçilerle geliştirdik.
*Sayın hocam, az önce davalardan bahsederken sizin şahsınızın içinde olduğunuz dava var mı?
-Aslında şöyle söyleyelim, benim şikayet etmemden sonra beni şikayet eden bir kişi var, öyle bir davamız var.
*Sayın hocam, sanık konumunda olduğunuz bir dava var mı?
-Şimdi şöyle söyleyeyim. buradaki mahkemeler içinde hiç yok. Ama Danıştay'dan gidenler var. Yök'ten Danıştay'a giden ve orda karar aşamasında olan dosyalarım var. Tokat'ta şikayet dosyaları var. Şikayet ediyorum ben. Bir şey yanlış yapılınca düzeltilmesi gerekir diyorum. Adaletle görüyorum işimi. Zaten başka türlü birisi olsaydım, adalete hiçbir zaman başvurmazdım değil mi arkadaşlar. Ama bir tek bildiğim bir şey var, gerçekten de insanın hakkında dava olup/olmaması hiç önemli değil. Hazreti Yusuf'u unutmayın, masumken başına neler geldi. İnsanoğlusunuz, bilerek ve isteyerek yaptığım hiçbir yanlışım yok. Hiç yok ama. (yesilniksar.com)
Facebook'ta PaylaşTweetle
In order to view this page you need Flash Player 9+ support!











