- Ak Parti Niksar İlçe Başkanı Yıldız; “Köylerimize hizmetin en g...
- Niksar İlçemizdeki Hayvan Sahiplerinin Dikkatine... 02.12.2011 tarih...
- Günebakan Belediyesi maddi anlamda zor günler geçiriyor. Bel...
- Vakıflar Genel Müdürlüğünce Niksar'da yapımı tamamlanan İş ...
- 2011 yılı Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına g...
- Tokat'ın Niksar ilçesinde çevre yolu kenarında yanarak tanÄ...
- Niksar'da bir vatandaş, geliştirdiği sistemle tozlu ortamlarda ça...
- Arasta Çarşısı Restorasyonunda Son Aşamaya Gelindi... Orta Karade...
- Niksar’da ‘çöp ev’ ismiyle bilinen bir evden gelen koku polis...
- ADRESE DAYALI NÜFUS KAYIT SİSTEMİ 2011 YILI SONUÇLARI 2011 YılÄ...
Yöresel Şiirlerimiz
Son Güncelleme: Cumartesi, 01 Ocak 2011 21:10 Pazartesi, 30 Mart 2009 21:50
Baharı bir başka, kışı başkadır,
Senede bir sefer köye gel gardaş.
Havası bir başka, aşı başkadır,
Senede bir sefer köye gel gardaş.
Ebi ejdat bu ellere yurt demiÅŸ,
Büyük isen kusurları ört demiş.
Bir bakarsın varın yoğun kurt yemiş.
Senede bir sefer köye gel gardaş.
Gebeliden çıkar yolu yukarı.
Çermiğin, keygilliye inmez akarı.
Geçmişi unutmanın yoktur çıkarı,
Senede bir sefer köye gel gardaş.
Bu topraktan geldiÄŸini unutma,
İyiyle kötüyü sakın bir tutma.
Sonra giderim diye kendin avutma.
Senede bir sefer köye gel gardaş.
Kışın hiç kartopu oynamadın mı?
Çantayla ereci boylamadın mı?
Mal güderken türkü söylemedin mi?
Senede bir sefer köye gel gardaş.
Tekke’ye çıkıp ta başla duaya,
Fatiha deyince bak bir ovaya.
CiÄŸerlerin doysun temiz havaya.
Senede bir sefer köye gel gardaş.
Irafta duruyor mama kaşığın,
Çatıda bekliyor ağaç beşiğin.
Bekleme artık geldi keşiğin,
Senede bir sefer köye gel gardaş.
Ereçte biberler kocaman oldu,
Gölü tıkamıştın, bak oda doldu,
Sarıya diktiğin çamların noldu.
Senede bir sefer köye gel gardaş.
Kiremitlikte çördük savacak aha,
Mala davara serbest oldu saha.
Zoval dökülecek duruyor daha,
Senede bir sefer köye gel gardaş.
Keçiler satıldı büyüdü çakıl,
Evvelden yapardık erseydi akıl,
Ecükte gidip meydanda takıl.
Senede bir sefer köye gel gardaş.
Ateşi yakıp mısır közlemek,
Tekke’ye çıkıp köyü gözlemek.
Eğer gelmezsen bitmez özlemek.
Senede bir sefer köye gel gardaş.
Havalar ısındı yayla zamanı.
Çokları tüketti otu samanı,
Gel bu yıl birlikte döğek harmanı,
Senede bir sefer köye gel gardaş.
Çıtıllıda kanalda yüzek beraber,
Okulda okuyup yazak beraber,
Bayramda köyü gezek beraber.
Senede bir sefer köye gel gardaş.
Çarşaktan koca sarıya bakalım,
Kızıltepede bir ateş yakalım
Gel birde sindiyenliye çıkalım.
Senede bir sefer köye gel gardaş.
Araba yolu yapıldı, dik değil artık,
Odunlar, omuza yük değil artık,
Mantarlı, dikenli bük değil artık
Senede bir sefer köye gel gardaş.
Bu köy değil mi her şeyin başı?
Gözünde tütmez mi ananın aşı?
Asfaltın bir ucu inan göz başı.
Senede bir sefer köye gel gardaş.
Çelik oyna çalduruğa tutulma,
Ateşimde başkasına yakılma.
Niye gelmemişim diye yıkılma.
Senede bir sefer köye gel gardaş.
Efiğinde kardanını bozdurma.
Çolçocuğun bu ellerden bezdirme.
Öz yurdunda başkasını gezdirme,
Senede bir sefer köye gel gardaş.
Kadıoğlu, kazan , ağcoğlu ile,
Neslimiz tanışsın olsunlar bile,
Deme bu yıl geçti gelecek yıla,
Senede bir sefer köye gel gardaş.
Kadoğluyum sözüm hep bu yoldadır,
Hüseyingazi mübarek bir beldedir.
Sevdası gönülde adı dildedir.
SENEDE BİR SEFER KÖYE GEL TİSLİ.
13/03/2007
Nurettin KILIÇ
1
Düzgün, mısmıldır; başörtüsü, bürük
Lahana, kelem; dağ armudu, çördük.
İştaha, mada; azıcığa, eccük,
Alkışa da çepik diyorlar bizde.
Merdiven, badaldır; sebze de, zavzu,
İğneye biz derler, dibeğe, sohu.
Sitil, kovadır; ceket ise saku,
Sedire de mahat diyorlar bizde.
Behni, yem yeridir; arazi, yazu,
Göcek köşedir; yumruk ise muşmu,
Balçığa lığırt, ev duvarına çandu,
Civcive de cücük diyorlar bizde.
Banyo yapmak yunmak, bol ise foltah,
Hindi, culuhtur; sac ekmeği cızlah.
Patates gostil, sahiye essah,
Kızılcığa zoğal diyorlar bizde.
Takunya, nalindir; çok fazla zebil,
İçi boş küfüktür; katmerse, hetil,
Şubata gücük, yatağa da mitil,
Belkiye ellaÄŸam diyorlar bizde.
Biber, issottur; sırık ise herek,
Elbise, urbadır; kilitse firek,
Fasülye çiğit; raf ise terek,
Muşmulaya döngel diyorlar bizde.
Salon, hayattır; sürekliyse fasa,
Keh, uçurumdur; sığ yer ise yoha,
AÅŸgana, mutfak; iÅŸteyse deydaha,
Çınara kavlağan diyorlar bizde.
Ağleş, dur demek; yazma ise çember,
Ahacuk iştedir; bakır kap lenger.
Yufkaya işkefe, salçaya pelver,
Mandaya da kömüş diyorlar bizde.
Azıcık, bidıhım; tatsızsa sarsuh,
Boduç, su kabıdır; ayran da gatıh.
İşkembeye mimbar; çiviye de mıh,
Bileziğe golbağı diyorlar bizde.
Şip, çabuk demek; rezil de ilezir,
Foroz, horozdur; kevgir de ilistir.
Kaynağa göze, peçeteye peşkir,
Geçen yıla bıldır diyorlar bizde.
2
Keçi, eliktir; kedi yavrusu, enük,
Piliç, feriktir; böcek ise böcük.
Fareye sıçan, eşeğe de kölük,
KaplumbaÄŸaya tosbaÄŸa diyorlar bizde.
Kızılcık, kirendir; sincap ise calit,
Pancar, pazudur;meÅŸe ise pelit.
Cevize, koz; yemek suyuna tirit,
Karpuza da bostan diyorlar bizde.
Kısa yol kesedir; köşe de çene,
Üzüm dalı, tevek ;tane de dene,
Salatalık, hıyar;yineye gene,
Kahveye de gayfe diyorlar bizde.
Orak, galuçtur; un kabı da tirki,
Mandal, kıskaçtır;kova ise helki.
Ayrana, aÄŸartu; ekÅŸiye eÅŸgi,
Kompostoya hoÅŸaf diyorlar bizde.
Deriye gön, virane yere peğ,
Yabaya dirgen, büyük sepete heğ,
Sırığa taya, lavobaya cağ,
Yağ kabına şapşal diyorlar bizde.
Sopa kötektir; hafif ise yeğnik,
Çit, fıraktudur; kümes ise pinnik.
Köşeye göcek, sıraya ise keşik,
Kilime de cecim diyorlar bizde.
Kürek, güdeldir; zehir ise ağu,
Sert yitidir; damat ise güyoğu.
Sıkıya kip, büyük fareye geloğu,
Çapaya da meğel diyorlar bizde.
Ham karpuz, şalak; ibrik ise ırbıh
Yatak döşek; küçük baraçsa cındıh.
Şala atgu küçük sepete gıdıh,
Çamaşıra esvap diyorlar bizde
Ezgi, gaydadır; saklambaç sinnenbit,
Patırtı velvele; çekirdek çiğit.
Tepsiye sini, araca vesayit,
Makarnaya erüşte diyorlar bizde
Tekme tepiktir; tırmıksa gelberi,
Cımbız, mangaçtır; elbise entari.
Nisana abrul, ocaÄŸa zemheri,
Aralığa garagış diyorlar bizde.
M. NECATİ GÜNEŞ
Tarih Öğretmeni
Arada çekerdik bir iki nefes,
Dedilerki birgün, cigara yasak.
Yemeğin üstüne olurdu enfes
Dedilerki birgün, cigara yasak.
Salaçlardan tütünleri yolmuştuk,
Gazete kağıdına sarmıştık,
Bir iki derken buna alıştık.
Dedilerki birgün, cigara yasak.
Üretimi serbest, içmesi yasak,
Tabakaya tütünü gelin az basak.
İlanı getirin dört yana asak,
Dedilerki birgün, cigara yasak.
Bir başka adı aptal otudur,
Günlük istihakın tam bir kutudur,
Bırakması başlamaktan kötüdür.
Dedilerki birgün, cigara yasak.
Parası eledir, dumanı yele,
Dudakta başkadır, yakışır ele,
Sosyete mekanda yer yoktur küle,
Dedilerki birgün, cigara yasak.
Hem zengin içerdi, hemde fukara.
Ekmekten önce bulunur para.
Kiminde sevinçtir kiminde yara,
Dedilerki birgün, cigara yasak.
Akıllı olan bunu baştan yakmadı.
Küçük görmeyin az yuva yıkmadı,
Haram helal diye fetva çıkmadı.
Dedilerki birgün, cigara yasak.
Cahilde içiyor alimde bunu,
PeriÅŸan tabiki hepsinin sonu,
Gümdeme oturdu en büyük konu,
Dedilerki birgün, cigara yasak.
Çocuk içti, karı içti, kız içti,
Hanımdan korkan daha az içti,
Dokuz on ay birde yaz içti,
Dedilerki birgün, cigara yasak.
Dördüncü Murat başta uğraştı,
Tebdil kıyafet gezdi dolaştı.
Yazıcıoğlu’yla Tayyib’e de bulaştı,
Dediler ki birgün, cigara yasak.
Kökten yok etmek olmalı gaye.
Başarana verilsin en büyük paye,
Yasa çıktı ha! Sanma hikaye,
Dediler ki birgün, cigara yasak.
Kimseler yokken dostum olmuÅŸtu,
Dumanı ciğerlerime dolmuştu
Zaten bırakmaya çok az kalmıştı
Eyi ki dediler, cigara yasak.
Nurettin KILIÇ
OCAK 2008
Kaleye çıkmadıysan,
Gıjgıjda gezmediysen,
Topçamı görmediysen,
Söyle, sende Tokatlı mısın?
Zile'nin pekmezinden,
Turhal'ın kavunundan,·
Kazova'nın üzümünden
Tatmadıysan Tokatlı mısın?
Sulusokak bakırını,
Timurlenk, Melikgazi yatırını,
Gazi Osman Paşa anıtını,
Görmediysen Tokatlı mısın?
Niksar'ın ayvaz suyunda,·
Reşadiye kaplıcasında,·
Hıdırlık ırmagında,
Çimmediysen Tokatlı mısın?
Tokat kebabından yemediysen,
Tokat meyve suyundan içmediysen
Hıdırlık köprüsünden geçmediysen
Sende söyle Tokatlı mısın?
Almus gölü balıgından,
Tozanlı yaylası balından,
Çamiçi yaylası kaymagından,
Yemediysen Tokatlı mısın?
Vezinden, döngelinden
Madımagından, çökeliğinde
Hele cevizli balından,
Yemediysen Tokatlı mısın?
Artova'nın ovasını,·
Çamlıbel'in havasını,·
Kızıleniş belasını,
Bilmediysen Tokatlı mısın?
Topçam'ım bu kadar yazdın,
Çok iller gezdin, dolaştın,
İzmir'de kararmı kıldın,
Sen de Tokatlı mısın?
Erbaa'nın tütününü,
Tokat ilinin bütününü,
Taş hanının sütununu,·
Görmediysen Tokatlı mısın?
Hüseyingazi Tepesine çıkmadıysan
Annak kayadan Niksar'a bakmadıysan
Erecin soğuk suyundan içmediysen
Söyle, sen de Niksarlı mısın?*
*Not: Son dörtlük tarafımızdan eklenmiştir.
- NOT: Sayfamıza şiir eklemek için aşağıdaki "Yorum Yaz" bölümünü kullanabilirsiniz.
Çok büyük bir çaba harcayarak oluşturulan bu sayfamız ve yöresel kültürümüzü tanıtan diğer sayfalarımız kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılarak hiç bir yerde yayınlamamaz.
© Tüm Hakları Saklıdır.
Benzer Sayfalar
- 2011 Yılı Sonu Niksar ve Köylerinin Nüfusları - 27.01.2012
- Yöresel Videolar - 03.04.2009
- Haber ArÅŸivi (03 Ocak 2007 - 31 Mart 2009) - 30.03.2009
- Köyümüzü Tanıyalım - 30.03.2009
- Yöresel Bilmecelerimiz - 23.08.2009
- Yöresel Deyimler - 30.03.2009
- Yöresel Kelimelerimiz - 30.03.2009
- Yöresel Manilerimiz - 30.03.2009
- Yöresel Ninnilerimiz - 30.03.2009
- Yöresel Yemeklerimiz - 30.03.2009
In order to view this page you need Flash Player 9+ support!











Yorumlar
yine saplanacak kalbime
fırtınalar koparan sözlerin
yine gidiÅŸine beÅŸ kala
yine ateş alacak gözlerin
yine baharda açan çiçek gibi
durgun deniz misali nazın
yine kavuÅŸmaya beÅŸ kala
yine ayrılık yine iğneli sözlerin
güneşi arıyorum
hiç doğmayacak diye
üşüdüğümün farkına varmadan
yine ölüme beş kala
yine tatlanıyor acı dillerin
sensizim yine
çaresiz tükeniyorum umutlarımda
farkında olmadan
yine sen varsın
bitmeyen duygularımın bu kavgasında
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için